Top Social

Image Slider

Sinan Meydan bir tarihçi değil, kasten okuyucuyu aldatan müfterinin tekidir. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, fethi tevetoğlu, sinan meydan, tarkan, yusuf hikmet bayur, tarih, sabetaycılar, tanzimat fermanı, gizli yahudiler, siyonizm,

Fethi Tevetoğlu, kripto Yahudi Tarkan'ın büyük amcasıdır.

Sinan Meydan bir tarihçi değil, kasten okuyucuyu aldatan müfterinin tekidir.

On yıla yaklaşıyor, neler paylaştık, duyurduk, ispat ettik de bir tanesine karşılık veremedi, ilim adamlığının gereğini yaparak bu gerçekleri kabullenmeliydi ama inkar etti, bu kadar süredir bunca tarihi gerçeği, ispatı, kaynağı görmezden geldi, geliyor ama hala her fırsatta, herkesten daha fazla Türk ve vatansever görünerek tarihimize, değerlerimize, inançlarımıza saldırıyor.

Manevi evlat, gerçek bir evlat gibi midir? Dul bir adam, manevi kızları ile, bir evde yaşayabilir mi? | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, Mustafa Kemal Atatürk, atatürk'ün manevi kızları, zsa zsa gabor, gizli yahudiler, sabetayistler, kemalizm,


İslam hukukuna göre kalamaz...



İslam hukukuna göre manevi evlat, gerçek bir evlat değildir ve manevi kız büyüdüğünde eş olmayı kabul etse, nikah kıyılabilir. Bu, dine aykırı değildir, ahlaksızlık olarak da değerlendirilmez. Töremize de ters değildir. Eşler arasında 20-30 yaş ya da daha fazla yaş farkı olması da nikaha mani değildir.



Manevi oğul da büyüdüğünde, kendisi isterse, manevi annesi olan kişi ile evlenebilir. Ya da bazı manevi evlat ilan edilenler zaten çocuk değildir ve manevi anne ve babaları ile ciddi bir yaş farkı da yoktur. Sonradan karar değiştirip evlenmek isterlerse;


➥ "Durun bakalım, siz birbirinizi manevi evlat ve manevi anne ilan etmiştiniz. Bundan asla dönemezsiniz ve evlenemezsiniz" denilmez.

Dolayısı ile "manevi evlat" bağı, gerçek bir kan/aile bağı değildir. Evlatlık çocuk edinmek de böyledir. Akil ve baliğ olduğunda, gerçek evlat gibi bir hukuka sahip değildir. Bir baba, öz kızını başı açık görebilir, kollarını görebilir ama evlatlık kızını tesettürsüz göremez. Bir anne, evlatlık bir erkek ile öz oğlu kadar rahat yaşayamaz. Onun yanında hep tesettürlü olmalıdır.

İslam hukuku, sadece sözden ibaret olup kan bağı olmayan bir manevi evladı ya da evlatlık alınmayı, gerçek evlatlık saymaz, hukukunu kesin olarak çizer. Böyle olmasa, niyetini bozan herkes gayr-i meşru ilişki içinde olduğu kişiyi manevi evlat ilan eder ve yoluna bakar.

Bir kişi bir kızı manevi evlat edinse onun eline, saçına bile temas edemez. Hatta tesettürsüz haline, saçına bile bakamaz. Haram olur. Nerede kaldı ki manevi evlat ile dul bir manevi baba ya da dul bir anne aynı evi, rahat rahat paylaşsınlar.

Şimdi Kamalistlerin ya da kendilerini Kamalizmin ardına gizleyen Sabetayistlerin hukuku nasılsa, böyle bizim gibi açıkça yazıp anlatsınlar, şu mesele de açıklığa kavuşsun.

Bir de bu milletin şu hususu tartışmaya hakkı var, kimse buna mani olamaz. Bir kız var, çoktan genç kız olmuş. Kendi başına bile hayatına devam edebilecek yaşa gelmiş. Buna rağmen annesi ve babası var. Anne ve babasının geçimi de rahat. Bu durumda kim kızını manevi evlat olarak verir, kim bu kızı manevi evlat olarak alır. Üstelik çok sayıda "kız" manevi evladı varken?

Bunun ardına, 15 yaşında bekaretini Sabetayist gizli Yahudi Kamal Adıtürk'e, mesai saati içinde, devletin yönetildiği Çankaya köşkünde veren Zsa Zsa Gabor'u da tartışmak yerinde olur.

Sonra da yine 15-16 yaşlarında kızlara, İran şahının karşılandğı resmi toplantıda çırılçıplak şovlar yaptırıldığını marifetmiş gibi övüne övüne anlatan ve olayın şahidi bir kaç Kamalistin hatıratları tartışılabilir.

Süleyman Yeşilyurt: Yalancı müptezel dediler. Kaçtı dediler. Ben kaçmadım. Ben bunları 16 sene önce yazdım ve beraat ettim. | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, süleyman yeşilyurt, mustafa kemal atatürk, fethullah gülen, atatürk'ün gönül galerisi, pensilvanya cambazı, gerçek yüzü,


YAZIKLAR OLSUN



➥ "Kaçmadım. Bir meczupla beni karıştırdılar. 7 ay önce videosu çekilmiş. Onun fotoğrafıyla beni yan yana koydular. O kaçıyor, ben kaçmıyorum. Benim onunla ne alakam var? Yalnız burada çifte standart var. Ben o programa konuk olarak gittim. Moderatörler yok. Hakkaniyet olması lazım. Şimdi o insanlar meydanda yok. 4 gündür evde polis bekliyorum. Çocuklarıma dedim ki 'Ben gidiyorum artık. Dayanamayacağım.' Kaçmadım, buradayım. Bu bilinsin."

➥ "Günlerce benim psikolojimi bozdular. 'Yalancı müptezel.' dediler. 'Kaçtı.' dediler. O günkü program... 16 sene evvel 'Atatürk'ün Gönül Galerisi' kitabını yazdım. Aktüel dergisine kapak oldu. Posta gazetesi, 'Ata ne kadınlar sevdi' diye haber yaptı. Milliyet gazetesi de kitabın haberini yaptı. O gün beni övüyorlardı. Bugün ne oldu da bana sövüyorlar? 'Ata'ya sövdü, FETÖ’yü övdü' diyorlar. Fetullah Gülen’in en kuvvetli zamanlarında ben 'Pensilvanya Canbazı' kitabını yazdım. Hastayım, tutuklandığım taktirde can güvenliğimin sağlanmasını talep ediyorum."